19 Ocak 2012 Perşembe

Dayıcım Burger, İzmit

Son zamanlardaki gözde mekanım olan Dayıcım Burger'e bu akşam da annem, babam ve kardeşimle gittim. Zaten en son da yine onlarla birlikte gitmiştim. Bu defa annem, kardeşim karne aldığından ötürü kutlama yemeği olarak bizi götürdü. Karne hediyesi hamburger :).

Dayıcım Burger, İzmit yürüyüş yolu kenarında, güvercinli caminin karşısında. Ortada kaliteli bir iş olunca nasıl da insan Burger King'i ve Mc Donald's'ı es geçip Türk işi bir hamburgerciye geliyor, değil mi? Yapınca oluyor. "Ben yaptım oldu."

Her gittiğimde muhakkak portakal suyu içmeden çıkmıyorum mekandan, hatta 2 tane içiyorum. Bu akşam da yine 1 portakal suyu söyledim içecek olarak. Yiyecek olarak da 1 denvers hamburger ve ortaya patates kızartması. Ve ardından da tatlı olarak, büyük aşkım elmalı pay.



Lezzet: Açıkçası dayıcım burgerde en hoşuma giden şey, yediğim yiyeceklerde ve içtiğim içeceklerde lezzetin hissedilebilir olması. Şu ana kadar buranın farklı hamburger çeşitlerini denedim. Hepsinin de lezzetli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Islak hamburgerden hoşlanmamıştım fakat o ana özel olabilir bu hoşlanmama, muhtemelen bir kez daha denerim.

Bu akşam yediğim denvers hamburger içerik olarak dana köfte, ceviz ezmesi, domiglage sos, marul dilimi, halka soğan ve domates diliminden oluşuyordu. Ben bu içeriklerden sosun ve ceviz ezmesinin tadını hissedemedim. Ekmeğin, diğer tanınmış burgercilerdeki gibi pastane ekmeği değil, fırın ekmeği oluşu ve de halka soğanın ciddi bir büyüklükte oluşu bana göre lezzete asıl katkısı olan kısımlardı.

Portakal suyu taze sıkılmıştı ve pürtükleri bardağın üst kısmında toplanmıştı. Bazı zamanlar bu durumdan hoşlansam da sıklıkla bunların süzülmesi gerektiğini düşünüyorum. Özdilek'te kahvaltıda taze sıkılmış portakal suyunu limonata makinasına koyuyorlar ve portakal suyunu çeşmeden bardağa doldurunca, pürtüksüz, mis gibi oluyor. Patates kızartması ılıkla soğuk arasıydı ve bu eksi bir puan oluşturdu.

Elmalı pay ise dayıcım burgerde vazgeçilmez lezzetlerimden biri. Her defasında kivili olduğunu tahmin ettiğim bir sosla servis ederlerdi, bu defa çikolata sosu vardı üzerinde ve yine bu defa ağzıma sanki toz şeker tanecikleri geliyor gibi hissettim. Hoş bir his değildi. Ne olursa olsun elmalı payın tadı enfes. Sos olarak benim tercihim çikolata sos yerine kivili, yeşil renkli sos.

Sunum: Diğer tanınmış burgerciler gibi burger, patates kızartması ve portakal suyu basit bir tepside sunuluyor. Tabi Burger King ve Mc Donald's'daki gibi küçük plastikten bir tepsi değil, hakkını yemeyelim. Ahşap görünümlü mika geniş bir tepside geliyor yiyecekler ve içecekler. Ama bana kalırsa buna hiç gerek yok. Koy hamburgeri beyaz bir porselen tabağa. Patates kızartmasını da biraz daha küçük bir beyaz porselene dök. Portakal suyu ile birlikte al hepsini olduğu gibi masaya koy. Tepsiyi kaldır tamamen. Zaten portakal suyunun şık, kocaman ve kaliteli cam bardakta sunulması çok güzel. Bence mika tepsi bu güzelliği biraz bozuyor. Üstelik mika tepsinin üstünde bir de basit görünümlü bir kağıt var. Negatif bir puan.

Tatlının sunuluşu ise gayet güzel. Fotoğrafta da görüldüğü gibi kenarlardan kıvrık görüntülü, şık ve kaliteli bir porselen tabakta geliyor. Tam bir tatlı tabağı. Bıçak ve çatal da bu tabağın kalitesine uygun.



Ortam: Bina 3 katlı, para ve emek harcanmış bir mekan. Özellikle ailecek tavan aydınlatmasında kullanılmış lambalara bayıldık. Her biri birbirinden farklı ve birbirinden güzel bir sürü orta boy lamba. Bak onların fotoğrafını çekmeyi unuttum. Gerçi ortam bunca lambaya rağmen biraz loş. Ki zaten çektiğim fotoğraflardaki kararıklıktan bunu anlamışsınızdır.

Katlarda LCD televizyon var ve Powerturk açık. Gayet güzel. Masalar ve sandalyeler ahşap ki bana göre kesinlikle doğru bir tercih. Bina duvarları taş. Tavan ve taban ahşap. Pencereler eski usül. Muhtemelen eski bir binanın restore edilmiş hali. En üst katta tatlıların konduğu bir camekan var. Bu camekanın ardındaki tatlıları izlemek çok güzel oluyor.

Peçeteler kaliteli. Peçete saklama konusunda pahalı restoranların bile düştüğü o hataya düşmemişler ve yine ahşaptan bir aparatın içinde duruyor peçeteler. Menünün yanında. Gittiğim bir restoranda, sıklıkla çay bahçelerinde kullanılan, metal ya da plastikten olan, içinden binbir güçlükle peçete alınan peçetelikleri görünce iğreniyorum. Neyse ki burada öyle bir sıkıntı yok. Tuzluk ve biberlik ahşap ve büyük.

Binanın iç ısısı gayet güzel, montsuz, rahat bir şekilde eğilip bükülmeden yemeğinizi yiyebiliyorsunuz. Ben gerçi bu defa cam kenarına oturmuştum ve sol yanım hafiften üşüdü. Çok hafif ama. Sıkıntı yaratacak düzeyde değil asla.

Ücret: Denvers burger 7 TL. İlk başta aslında çok bir para gibi gelse de doyurucu ve lezzetli oluşu paranızın karşılığını aldığınızı size hissettiriyor. Bir de şöyle bir şey var ki, ucuz olsa bu burger, bu defa da içindeki kırmızı etten şüphe duyabiliriz :). Yani aslında fiyat oldukça dengeli. Ne şüphe uyandıracak kadar ucuz, ne de "yuh" dedirtecek kadar pahalı. Patates kızartması 1.5 TL. Bir sorun yok. Portakal suyu 3 TL. Muhteşem. Bu kadar çok miktarda portakal suyunu, kaliteli cam bir bardakta bu fiyata içmek gayet güzel. Burada portakal suyu içince, kendimi, kendim için zekice bir iş yapmış gibi hissediyorum :). Üstelik Neyir Cafe'de burdakinden çok daha az miktardaki portakal suyunun 7 TL olduğunu görünce ve bu fiyata rağmen içince :), Dayıcım Burger'deki portakal suyunun bu fiyatının gerçekten kıymetini biliyorum ve bol bol içiyorum. Ve elmalı pay 4.75 TL. Kesinlikle değer. Ama lütfen yeşil ve hafif ekşi olan kivili sosla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaş